Yeni blog, yeniden blog, yaşasın blog!
En eski bloggerlardan birisiyim ama blogculukta hiçbir zaman çok stabil olamadım. Ama yine de beni köşe yazarlığına da kitap yazarlığına da hazırlayan şey blog yazmak oldu.
Geçmişte Star Gazetesi’nde yazıyordum, şimdi de Perşembe günleri Dünya Gazetesi’nde, Pazar günleri de Türkiye Gazetesi’nde yazıyorum. Haftanın iki günü yazım olmasına rağmen ülke ve dünya gündemi o kadar hızlı ki az geldiği oluyor. Bazen de çok kişisel, bazen de yazdığım iki gazeteye de uymayacak şeyleri anlatmam gerekiyor. O yüzden tekrar kişisel blogumu hayata geçirdim.
Geçmişte, çok uzun yıllardır kullandığım .com uzantılı domainimi maalesef ele geçirdiler ve illegal bahis sitesine çevirdiler. (Bence de çok saçma ama yaptılar). Allah’tan Türkiye’de BTK o siteme girişleri engelledi. Zira sanki ben illegal bahis işine girmişim gibi bir görüntü oluşturuyordu. Bir gün o domainin yakasını bırakırlar diye umuyordum ama şu anda niyetleri yok gibi. O nedenle omerekinci.com.tr’yi hayata geçirdim. Nasrettin hoca gibi düşünüyorum bu konuda, domain onlarda olabilir ama yazılar bende, kafamın içinde.
Bir dostum “bu kadar işinin içinde hele de böyle bir dönemde yazmak zor değil mi?”. Ben de şöyle cevapladım, “Esas böyle bir dönemde yazmamak zor.”
Bugüne kadar yazdığım yazıların tümünün sonuna kadar arkasındayım. Ne mutlu ki adımlarımı dikkatli atmışım, 20’li yaşlarımda bile bugün arkasında durabileceğim şeyler söylemişim ve yazmışım. 40’a yaklaştığım şu günlerde kendime, beni utandıracak hiçbir şey yapmadığı için müteşekkirim.
Güncel yazılarda görüşmek dileğiyle.
Sevgiler.