Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım…

Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım ve patron ya da şirketin yöneticisi (yönetim her kimdeyse) işin başında durmayan, şirketi önemsemeyen biriyse kesinlikle orada durmazdım. Diğer işlerine ağırlık veriyor olabilir, zamanında çok para kazanmış olduğundan artık beklentisi olmayabilir, babasından kalmış olabilir, her neyse, ben o şirkette durmak istemezdim.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım yönetimi üstlenmiş olan kişi ya da kişilerden randevu alıp görüşmek isterdim. Görüşmede kendilerine kendimle ilgili, şirketle ilgili plan, hedef ve vizyonlarını dinlemek isterdim. Bunu kendi kariyerimle ilgili planlar yapabilmek için talep ederdim.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım, maaş görüşmesi de maaş artışı görüşmesi de yapmazdım. Yöneticiye ya da İK uzmanına “Benden maliyetimin kaç katını kazandırmamı bekliyorsunuz?” diye sorardım. Maliyetimi hesaplattırırdım. Sonra da getireceğime inandığım gelir oranında alacağım maaşı kağıda yazıp odadan çıkardım. Kimin ne maaş aldığıyla da hiç ilgilenmezdim.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım kendime sık sık “ben kendi kendimin yöneticisi olsam kendi çalışmamdan memnun olur muydum?”, “Ben kendi kendimin yöneticisi olsam bana maaş olarak ne kadar öderdim, ne kadar prim verirdim, terfi verir miydim?” diye sorardım.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım üç ayda ya da altı ayda bir yönetime bir mektup yazıp “ben onların yerinde olsaydım neler yapardım, neyi farklı yapardım” sorularına cevapları, bir de gördüğüm düzeltilmesi gereken sorunları ve “ben olsam nasıl çözerdim” şeklinde çözüm önerilerimi yazar gönderirdim.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım işe girerken tarihsiz bir istifa mektubu yazar ve “Benden memnun olmadığınız, verim alamadığınızı düşündüğünüz anda bu mektubu işleme alabilirsiniz” diyerek işe giriş evraklarıyla birlikte teslim ederdim.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım bana tahsis edilen şirket olanaklarının sınırlarını netleştirirdim. Örneğin şirket aracıyla ne kadar kişisel kullanım yapabileceğimi belirlerim. Muğlak bırakmak, muğlak kısımları lehime kullanıp arkamdan laf ettirmem. Eğer şartlarım, imkanlarım kullanmamı gerektirmiyorsa kişisel olarak hiç kullanmam.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım o şirkette, o şirketin imkanlarıyla edindiğim çevreyi o şirketten ayrıldıktan sonra o eski şirketimle rekabet içine girebilecek hiçbir şekilde kullanmazdım. Ayrıldıktan sonra farklı şirketlere gidersem oradaki portföyümü asla götürmezdim, kendi işimi kuracaksam da sıfırdan başlardım. Eski şirketimdeyken benimle çalışmaktan çok memnun olan ve benden sonra eski şirketimle çalışmak istemeyen müşterileri de eski şirketimin bilgisi dahilinde portföyüme alırdım.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım içimden gelmeyen, karakterime uymayan hiçbir şeyi işsiz kalma korkusuyla yapmazdım. Bizi yaratanın rızka kefil olduğunu, hiçbir şirketin, hiçbir patronun rızkımızı kendi cebinden, lütuf olarak vermediğini bilir, içime sinmeyen bir şey olduğunda “ben bunu yapmak istemiyorum” derdim.
Eğer bugün bir şirkette çalışan olsaydım, o şirketi temsilen bulunduğum yerlerde bana gösterilen hürmetin, ilginin, alakanın aslında benim şahsıma olmadığını unutmazdım. Verilen makam arabasının, ofisin, şirket kredi kartının, hiçbirinin bana ait olmadığını bilirdim. Onlardan herhangi biriyle havalara girmekten de çekinirdim.
Kendi işimi yapan biriyim, uzun yıllardır Desnet Teknoloji şirketinin yöneticisi olarak çalışıyorum. Ama ara sıra tanıdığım patronları yoklarım. “Beni işe alır mıydın?” diye sorarım. Bunu da ciddi ciddi sorarım. Çünkü yarın ne olacağını bilemeyiz.
Bu yazı DM ile gelen bir soruya cevaptan doğdu, tamamen benim doğrularımdır. Haklı olduğum, tersini düşünenlerin haksız olduğu iddiasını içermez. Farklı görüşlere saygılıyım. Kendi görüşünüzü yorum olarak bırakırsanız yazıya renk katmış olursunuz.
Sevgiler.
Allah kimseyi düşürmesin Ömer abi, bu soruları aynı ben de küçük işletmelerimi çalıştırırken sık sık düşünür ve sorardım. Bugün yaşadığım telafi etmesi zor bir darboğazdan ötürü birçok firmaya başvuruyorum. Gerçek anlamda faydalı ve olumlu dönüşler alamıyorum. İnşallah yakın zamanda bu durum tersine dönecektir. İnişler de çıkışlar da insanoğlu içindir. Yazı için teşekkürler.